Günlerden İklim Değişimi
Ben bugün anladım ki insan gözündeki yaşı, ‘Hakkını helal et anacığım’ türküsünü dinlerken tüketmiş.  Huzur bulsun diye götürüldüğü evde ‘’vedalar kurdeşen döküyor içimde yavrum‘ ’diyen teyzeler gördüm ben.

Huzurevleri, belirli bir yaşın üzerindeki vatandaşların, ücret veya belirli bir bağış karşılığında kaldıkları bakım evleriymiş. Buğulu camlar ardından bakakalmışlar torun torba arkasından, unutulmak korkusu en zoruymuş, yudumladıkları çay değil yalnızlıklarıymış. Kısıkmış hüznün sesi, huzurevi aslında huzurlu bir yer değilmiş.

Untitled-1


Koşturmaca ile geçirdiğimiz yolun sonu yaşlılıkmış. Cengâver delikanlıyken az önce,  kolumuza girilmeden yürüyemez olacakmışız gün gelince. Bedenimiz yılların mücadelesine yenik düşüp takatsiz kaldığında ruhumuz 17 yaşına dönüp mücadele edecekmiş bastonla. Beğenmeyip elini sıkmadığımız insanlar var bizim, aylardır öpülmeyen elimizi heyecanla uzattığımızda anlayacakmışız.

Geçmişte öğretmendim ben diye anlattı kısık sesiyle Ahmet amca, okuduğu gazetesinden başını kaldırdı. Askerlik anılarını hastalık anıları izledi. Hasta haneye ambulansla götürmüşler, geze geze götürdüler beni diye anlatırken gülücükler eksik olmadı yüzünden. Siren sesleri hoşuna gitmiş.  İyi yürekliydi Ahmet amca. İyi yürekli olmak yetmeyecekmiş evlat yüreğine sığmaya zamanı gelince anlayacakmışız.

Zaman öyle çabuk geçecekmiş ki durup soluklanalım derken soluk alıp veremez hale gelecekmişiz.

Demli çay acı oluyor, açık olsun derken anlayacakmışız, acı olan çay değil hayatın demiymiş.

Dünlerden bir gün kendime bir soru sormuştum. Ben doğru cevabımı bugün buldum. Şimdi umuyorum ki herkes bir gün dünündeki soruların cevabını yarın olmadan bulsun.

Çocukken bayramlarda topladığım şekerleri veren amcalar, teyzeler neredeler?

Pakize Güleç