Kim Korkar “Sahne”den!

“Gülümseme falan değil düpedüz alay ediyorlar işte… Ama yok, böyle lord toplantılarda illa takım elbiseli abiler, süslü kelimelerle konuşunca alkışlanacak… Zaman da yaklaşıyor, bu sunum için çok çalıştım. Karnımdaki gurultular da nerden çıktı şimdi? Keşke annemi dinleyip çıkmadan bir şeyler yeseydim. Şu ellerimi kesip atsam rahatlayacağım. Ensem de su içinde kaldı. Merdivenlerden çıkarken dizlerim titremese bari…”

Topluluk karşısında konuşma yapmaktan çekinen bir çok insanın ortak kaygısı ‘Sahne Korkusu’. Konuşma öncesinde daha biz ne olduğunu anlamadan kalp atışlarımız hızlanır, ellerimiz terler ve nereye koyacağımızı bilemeyiz, yüz kaslarımız bağımsızlığını ilan eder, ağzımız kurur, ellerimizde ve bacaklarımızda titremeler başlar, sesimizin çatallanması ile birlikte o an sahnenin ortasında yok olmak isteriz.

Tanıştırayım; Sahne korkusu, ondan kurtulmaya çalıştıkça daha da artarak kendini gösteren bir arkadaşımızdır. 🙂 Aslına bakarsanız tüm bu saydığım belirtileri sadece biz biliyoruz ve işin doğrusu bazen abartıyoruz. Korkunun temelinde de bu abartı yatıyor. Bizim hissettiğimiz ve aşırı rahatsız olduğumuz bu duygu, korktukça daha da büyüyor fakat belirtilerin çok az bir kısmı dinleyiciler tarafından farkediliyor. İşin güzel kısmı ise farkedildiğinde bile anlayışla karşılanıyor.

Sunum ya da konuşma yapmadan önce hissettiğimiz bu korku, vücudumuzun bizi korktuğumuz duruma hazırlamaya başladığı anlamına gelir. Yapacağımız konuşma bizim için ne kadar önemli ise hissettiğimiz heyecan da aynı oranda yükselebilir.

Korkumuzu yenmek için atacağımız ilk adım bu korkunun varlığını kabul etmek olabilir. Kaçmak yerine bu korkuyu kontrol etmeyi öğrenebiliriz. Peki Nasıl?

Öncelikle sunuma çok iyi hazırlanmak gerekiyor. Anlatacağımız konuya yeteri kadar hakimsek ilk bir kaç dakika sonra zaten korkuyu unutup anlattığımız şeye odaklanıyoruz. İşin güzel tarafı bunu farketmeden yapıyoruz. Bir bakıyoruz ki kelimeler dökülüp gidiyor, herkes bizi dinliyor.

Sunum korkusunu yenmek için sunumunuzun giriş kısmını ezberleyin. Evet ezberleyin! Sunuma hangi cümle ile başlayacaksınız? Kendinizi nasıl tanıtacaksınız? Sunum ne kadar sürecek? Soru sormak isterlerse ne zaman sorsunlar? Mola verilecek mi? gibi sunum ile ilgili konuları kafanızda belirlediğiniz sıra ile anlatarak sunuma başlayabilirsiniz.

Sunumunuzun giriş kısmından fazlasını ise ezberlemeyin. Ezberlediğiniz şeyi unuttuğunuzda toparlaması zor olacaktır. Mantığını oturtarak hangi slaytta ne anlatacağınızı bilirseniz söylemeyi planladığınız kelimeyi unuttuğunuzda yerine başka bir kelime kullanabilirsiniz.
Kendinize her ihtimale karşı küçük not kağıtları hazırlayabilirsiniz. Tabi elinize alıp dinleyicilere onları okumamak şartı ile 🙂 Unutmayın! Not kağıtları sadece hatırlamak içindir. 🙂

Sunumunuzu olabildiğince çok tekrar edin. Önce kendinize anlatarak başlayabilirsiniz. Odanızdaki koltukta öylece otururken içinizden sunuma başlayın, devam edin ve bitirin. Ayna karşısında çalışmakta dışarıdan nasıl göründüğünüz hakkında fikir verecektir. Sonrasında ise yakın arkadaşlarınıza ya da ailenize anlatarak sunumunuzu tekrar edebilirsiniz. “Onlara sunumu daha iyi nasıl yapabilirdim?” diye sormayı unutmayın. İçtenlikle sizin daha başarılı sunumlar yapabilmeniz için katkı sağlayacaklarına eminim:)

Sunum sırasında olabilecek en kötü şeyi ve bunun olma ihtimalini düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Gerçekten en kötü ne olabilir ki?

– Sahnede heyecandan bayılırsınız.
– Sesiniz çatallaşıp, titreyebilir.
– Size gülebilirler.
– Anlatacağınız şeyi unutabilirsiniz.
– Eliniz, ayağınız titreyebilir.
– Rezil olursunuz.
– …
Bu maddeler böyle uzayıp gidecektir. Ama kimin umrunda ki! Sizin de umrunuzda olmasın. Sadece keyfini çıkarmaya bakın. Sesiniz titreyebilir, gülebilirler, bu çok normal, herkesin hayatında bir kaç kez böyle bir deneyimi olmuştur. Emin olun sesinize hakim olamadınız, eliniz titredi diye kimse sizi aforoz etmeyecektir. Söz veriyorum 😉

Ya anlatacağım şeyi unutursam! Unutmazsııııınnnn! 🙂 Unutursan bile hiç problem değil. Neden? Çünkü dinleyiciler sizin ne anlatacağınızı bilmiyor! Aynı konuda milyonlarca şey, farklı binlerce yol ile anlatılabilir. Kendinizi bu şekilde rahatlatabilirsiniz. Anlatacağınız şeyi sadece siz bildiğinize göre neyi ne kadar anlatmak isterseniz o kadar anlatırsınız.

Sunum yapmak dünyanın en keyifli şeylerinden biridir. Tadını çıkarmayı bilene… 🙂

Pakize Güleç 🙂